Hızlı sıfırlayabilmek; dağıldığınızda başa dönmek yerine yön sinyallerinize, küçük ritminize ve karar sisteminize geri dönme becerisidir.

Dağıldığınızda yeniden merkeze dönebilmek

Dört haftalık Zihin Rotası programımda bu aralar 2. görüşmeleri yaptığım bir dönemdeyiz. Ve kendimi en çok şu cümleyi kurarken buluyorum:

Başına gelen her şeyi kontrol edemezsin. Ama onun seni ne kadar süre etkilemesine izin vereceğini kontrol edebilirsin.

Kötü bir konuşma mı geçti? Devam et. Kötü bir gün müydü? Yarın yeniden başla. Antrenmanı mı kaçırdın? Ertesi gün yap. Yanlış bir karar mı verdin? Öğren ve ayarla.

Hızlı sıfırlayabilmek nedir?

Bence bugün geliştirebileceğimiz en önemli becerilerden biri, hızlı sıfırlayabilme becerisi.

Hayat hiçbir zaman tamamen net, sakin ve düzgün akmıyor. Belirsizlik, hayal kırıklığı ve yanlış seçim korkusu geliyor. Bazen kendi iç sesimiz bile hayatı yavaşlatıyor.

Motivasyona değil sisteme dayanan ilerleme

İşte 2. görüşmelerde birlikte yaptığımız en önemli şeylerden biri şu oluyor: İlk görüşmede açığa çıkan yön sinyallerini, ikinci görüşmede net bir hedefe ve sonra da küçük ama sürdürülebilir bir sisteme çevirmek.

Bu sistem, motivasyona güvenmiyor. Bir gün çok iyi, bir gün çok dağınık olabileceğimizi kabul ediyor. Benim en çok sistemde güvendiğim taraf ise gerçek hayatın içine uygulanabilecek bazı ipuçları, yöntemler ve geri dönüş cümleleri içeriyor.

Birlikte çalıştığım kişilere somut bir yöntem iletebilmek, onların zaten kendi hayatlarının sorumluluğunu alma noktasında attıkları o büyük adımı, uzun bir maratonun ilk adımına dönüştürmek ve bitiş çizgisine doğru gerçekten ilerlediklerini görmek benim için çok büyük bir keyif.

Çünkü ben kendi başarımı, birlikte çalıştığım kişinin başarısından ayrı görmüyorum. Onların hedeflerine yaklaşması, kendi yönünü daha net kurması, kendi iç sistemini biraz daha sağlamlaştırması benim için de çok gerçek bir gurur.

Gerçek görüşmelerden örnekler

Bir danışanım, yüzeyde “hangi sektöre gitmeliyim?” sorusuyla gelmişti. Ama görüşme ilerledikçe asıl düğümün sektör değil, yanlış seçim korkusu, mezuniyet baskısı ve netlik gelmediğinde geri çekilme davranışı olduğu açığa çıktı. İkinci görüşmede artık mesele “savunma mı başka bir alan mı?” olmaktan çıktı; kaçış zincirini görmek, karar kriterlerini yazılı hale getirmek ve tek ağırlaşan kulvara doğru ilerlemek haline geldi. Yani sorun cevap eksikliği değil, cevabı taşıyacak iç filtre eksikliğiydi.

Yönü rol adı değil, etki biçimi üzerinden kurmak

Bir başka danışanımda ilk bakışta sorun yönsüzlük gibi görünüyordu. Oysa daha derine indiğimizde gördüğümüz şey şuydu: yönsüzlük değil, teknik uzmanlık, yapay zekâ vizyonu, etki alanı ve liderlik arzusunu tek cümleye çevirememe. İkinci görüşmeye onu iki patikayla taşıdık:

teknik liderlik ve ekip/insan liderliği. Böylece rol adı üzerinden değil, etki biçimi ve yaşam biçimi üzerinden netlik kurmaya başladık. Bazen ihtiyaç yeni seçenek olmayabiliyor, zaten içinden gelen iki güçlü hattı birbirinden dürüstçe ayırabilmek de harika bir netliğe kavuşturabiliyor.

Bir başka danışanım ise ilk görüşmede “iş analistliği mi, yazılım mı?” ikilemiyle gelmişti. İkinci görüşmede çok daha net bir tablo oluştu: ana hattı iş analistliği, destek hattı ise teknik tarafla bağını koparmadan ilerleteceği veri/araç tarafı oldu. En kritik soru artık “hangi rol?” değil, kurumsal hayatın içinde kendimi nasıl sürdüreceğim? sorusuna dönüştü. Yani netlik yalnızca doğru rolü seçmekle gelmiyor, o rolün içinde kendin gibi kalabilmek için davranış temelli bir sistem kurmakla geliyor. Bu süreçte veri/analitik odaklı bir staj bulması da, kararın havada değil gerçek hayat içinde sınanmasına alan açtı.

Neden yazıyorum?

Çünkü daha çok kişiye ulaşmak istiyorum. Sosyal medya duvarlarında gördüğü “neden adım atamıyorsun, işte sebebi bu” türü açıklamaları okuyup belki kendine dair bir şey hisseden, empati kuran ama sonra da yalnız kalan kişilere ulaşmak istiyorum.

Asıl derdim, insanların sadece farkındalık kazanması değil. Kendi kendilerini bulundukları yerden çıkarabilecek bir yetkinlik seti kazanmaları.

Gerçek ihtiyacın motivasyon olmadığına inanıyorum. İhtiyaç duyulan şey, kendi içimizi okuyabileceğimiz bir çerçeve, kendi kararlarımızı taşıyabileceğimiz bir sistem ve dağıldığında yeniden merkeze dönebileceğimiz bir yöntem.

Dağıldığında yeniden kurabilmek

Hayatını bir günde değiştirenler değil, dağıldığında yeniden kurabilenler uzun vadede yol alıyor.

Gerçekten güçlü olanlar, yeri geldiğinde düşse de düştüğünde neyi nasıl toparlayacağını bilenler oluyor.

01 · Zihin Rotası Notları

Bitirme Eşiği

Bir kararı tamamlamak için “yetti” deme cesareti.

Yazıyı oku →
02 · Zihin Rotası Notları

Taşıma Eşiği

Seçtiğiniz yönü günlük hayatın içinde sürdürülebilir kılmak.

Yazıyı oku →
03 · Zihin Rotası Notları

Bekleme Eşiği

Emek ile sonuç arasındaki sessizliği karar verisine çevirmek.

Yazıyı oku →

Eşik serisinin bütün yazılarını Zihin Rotası Notları sayfasında birlikte inceleyebilirsiniz.

Bu yazı sizde ne düşündürdü?

Beğenin veya kendi Hızlı Sıfırlayabilmek deneyiminizi yorumlarda paylaşın.

Yorum bırakın

Yorumlar 0

Yorumlar yükleniyor…