Sahiplenme Eşiği, kararınızın dayanağını çevrenizin onayından değil kendi verinizden, sınırlarınızdan ve kriterlerinizden alabilme becerisidir.

Kararın sesi neden kısılıyor?

O gün ne istediğinizi hissedersiniz. İçiniz biraz sakinleşir. Hatta uzun süredir ilk kez önünüzdeki yol mümkün görünür.

Sonra eve dönersiniz. Bir telefon konuşması olur. Bir yorum gelir. Arkadaşınız başka bir ihtimalden söz eder. Ya da aileniz daha güvenli görünen yolu hatırlatır.

LinkedIn’i açarsınız ve sizden tamamen farklı bir hayat yaşayan biri, kendi kararından son derece emin görünür.

İki saat önce size ait olan kararın sesi yavaş yavaş kısılır.

Acaba erken mi karar verdim? Biraz daha mı düşünmeliyim? Ya diğer yol daha doğruysa?

En yorucu yerlerden biri burası.

Karar vermekle arkasında durmak arasındaki mesafe

Karar vermekle kararın arkasında durmak arasında görünmeyen bir mesafe var.

Geçtiğimiz aylarda çalıştığım bir danışanımla bu mesafeyi çok net gördüm. Önünde iki gerçek rota vardı. Mevcut çalışma alanını bir geçiş köprüsü olarak kullanabilir ya da yeni bir gelir hattını küçük bir denemeyle başlatabilirdi.

İki yolun da anlamlı tarafları vardı. İlk görüşmelerimizde konuşma sık sık hangi yolun daha doğru olduğuna dönüyordu.

Sanki yeterince düşünürsek, yeterince analiz edersek, bir noktada kusursuz cevap ortaya çıkacakmış gibi.

On dört günlük gerçeklik alanı

Ama kusursuz cevap gelmedi. Onun yerine başka bir şey yaptık. İki rotayı da küçülttük. On dört günlük gerçeklik alanı oluşturduk. Nasıl hissettirdiğine, ne kadar enerji istediğine, hangi tepkiyi aldığına, günlük hayatın içinde ne kadar taşınabildiğine bakmaya başladık.

Bir sonraki görüşmeye geldiğinde elinde kendi hayatından gelen veri vardı. Ve konuşmanın tonu değişmişti. Artık bana hangi yolu seçmesi gerektiğini sormuyordu. Kendi gördüklerini anlatıyordu.

Bir rotanın nerede zorlandığını, diğerinin hangi tarafında canlılık hissettiğini, hangi alanın bugün için daha gerçek olduğunu kendisi okuyabiliyordu.

Bir karar, dayanağını kendi verinizden, sınırlarınızdan ve kriterlerinizden almaya başladığı anda size ait hale gelir.

Sahiplenme Eşiği nerede başlıyor?

Sahiplenme Eşiği benim için burada başlıyor.

Kararın arkasında durmak, onu hiç sorgulamamak anlamı taşımıyor. Tam tersine, neye dayanarak sorgulayacağınızı bilmek anlamına geliyor.

Dışarıdan gelen her cümle yeni bir karar sebebine dönüşmediğinde, iç sistem güçleniyor. Bir başkasının korkusu sizin risk ölçünüz olmaktan çıkıyor. Ya da başkasının başarı tanımı sizin yönünüzü belirlemiyor. Bir fırsat karşınıza çıktığında bütün yolu yeniden açmak yerine, onu kendi karar kriterlerinizin içinden geçirebiliyorsunuz.

Bu noktaya gelmek çok rahatlatıcı. Karar hâlâ zor olabilir. Belirsizlik, bedel hâlâ vardır. Ama artık kararın sahibi değişmez.

Karar masasında kimler oturuyor?

Bence pek çok profesyonel, kendi kararından çok kararına gelecek itirazları yönetmeye çalışırken yoruluyor.

Kararı vermeden önce ailesinin ne söyleyeceğini düşünüyor. Yeni bir role geçmeden önce çevresinin bunu nasıl okuyacağını hesaplıyor. Bir girişimi denemeden önce başarısız görünmenin ağırlığını taşıyor.

Sonra karar masasında kendi sesiyle birlikte bütün bu sesler de oturuyor. Kalabalık arttıkça netlik azalıyor.

Karar İmzası

Böyle zamanlarda kullandığım küçük bir çalışma var. Ben buna Karar İmzası diyorum.

Kararınızı önce tek bir cümleye indirin.

Ardından bu kararın hangi gerçek deneyiminizden beslendiğini yazın. Size neyin iyi geldiğini, hangi koşullarda daha güçlü çalıştığınızı, bugüne kadar hangi verilerin aynı yönü gösterdiğini hatırlayın.

Sonra bu kararın bedeline bakın. Her seçim bir şey kazandırırken başka bir şeyi beklemeye alır. Sahiplenme, bu bedeli de görerek ilerleyebilmektir. En son kararı düşüncede bırakmayın.

Önümüzdeki iki hafta içinde, o yönü küçük ölçekte gerçek hayata çıkaracak tek bir hareket belirleyin.

Kararın size ait olup olmadığını, yalnızca zihninizde düşünerek anlayamazsınız. Biraz da yaşamanız gerekir.

Bu haftanın sorusu

Danışanımla yaptığımız çalışmada dönüm noktası büyük bir karar anı olmadı. Daha sessiz bir değişimdi. Doğru cevabı dışarıda aramak yavaş yavaş yerini kendi verisini okuyabilmeye bıraktı.

Bence sahiplenmek, kendi kararınızın nedenini kendinize açıklayabilecek kadar netleştiğinizde başlıyor.

Bugün hâlâ dışarıdan gelecek bir cümleyle kolayca yeniden sorguladığınız bir kararınız varsa, ona yeniden bakın. Belki kararınız zayıf değildir. Belki henüz altında sizin imzanız yoktur.

Şu anda hangi kararınızın altında gerçekten kendi imzanız var?

01 · Zihin Rotası Notları

Revizyon Eşiği

Yönünüzü korurken yönteminizi yeni verilerle değiştirebilmek.

Yazıyı oku →
02 · Zihin Rotası Notları

Kanıt Eşiği

Kararınızı görünür kanıtlarla gerçek hayatta test edebilmek.

Yazıyı oku →
03 · Zihin Rotası Notları

Eleme Eşiği

Her fırsatı büyütmeden ana yönünüzü koruyabilmek.

Yazıyı oku →

Eşik serisinin bütün yazılarını Zihin Rotası Notları sayfasında birlikte inceleyebilirsiniz.

Bu yazı sizde ne düşündürdü?

Beğenin veya kendi Sahiplenme Eşiği deneyiminizi yorumlarda paylaşın.

Yorum bırakın

Yorumlar 0

Yorumlar yükleniyor…